BİR DAMLA GÖZ YAŞI İLE BAŞLAR HİKAYEN

gelin-ve-damat-fotograf

Her fotoğrafın bir hikayesi vardır. Kimi zaman torunların başı okşarken anlatılır hikayen, kimi zamansa genç kızlara hava atmak için. Her ne zaman olursa olsun her fotoğrafın bir hikayesi vardır. Bazen cümleler ardı ardına açılır ve yenileri gelir diğerleri beklemeden. Bazen ise kısa cümleler hep yutkunmakla kesilir.

Anlatılacak o kadar çok şey vardır ki fotoğrafların bizlere gösterdikleri sadece bir kapıdır. Kapıdan içeriye girdiğinde yüzlerce hikaye seni karşılar. Hangisinden başlayacağına şaşıracağın kadar çok olan hikaye.

Önce gelinin üstüne bir tülbent örtülür. Annesi gözü yaşlıdır ama illa ortalığı birisi neşelendirir. İnsanlar ona deli dese de, o insanları hiçbir zaman aldırmaz ve güldürmek için bin bir marifet sergiler. Bir taraftan oynanır bir taraftan bir birlerinin ellerinden tutup hadi kız oynasana diye etraf galeyana getirilir.

Hafif ışıklar solar, mum ışığında bir tepsi içeriye girer ki herkes bir taraftan yüksek yüksek tepelere söyler. Bir taraftan ise ne hikmet olduysa anasıyla kızı ağlamaya başlar.

Etrafta patlayan flashlar ve Düğün fotoğrafçısı bir oraya bir buraya koşturur. Bazen müsafirler bu adam delimi ne diye düşünür. Bu adamın çabası niye neden koşturup duruyor. Her halde çok para aldı göze girmek istiyor derler.

dugun-hikayesi

Herkes bir şey der ama o dönüp bakmaz bile. Düğün fotoğrafçısı çekime devam eder. Gelin ise ağlamaya devam eder. Bir yandan da anasıda ağlamaya devam eder. Herkes işine devam eder. Ama herkesin içi farklıdır. Gelin ağlıyorum ama sevinçten artık evleniyorum diye ağlar. Anne derki ağlıyorum ama sevinçten kızımın düğününü görmek nasip oldu diye ağlar. Düğün fotoğrafçısı ise çekime devam eder. Ne hikmetse kendisini hiç bozmaz hep düğün fotoğrafları çeker durur.

Bir taraftan alkışlar daha da yükselir. Aradan damatlar, babalar, amcalar diye sanki krallar geçişi yaşanır. Herkes bir taratan sevinçli bir taraftan ağlamaklı devam eder program. Alkışlar daha da sıklaşır ve kuvvetlenir. Hemen herkes oyunun havasına girer. Herkes son zamanlarını yaşıyormuşçasına ortaya doğru ilerler. Ağlıyor dediğin gelin herkesten önce oynamaya başlar ki, annesi çok üzüldü ya diyenlerin, vay annesiyle nasılda oynuyorlar sözleri etrafı sarmaya başlar.

Düğün fotoğrafçısı bir zaman göz yaşı çekerken, şimdi ise kahkaha ve gülünç esprilerden kendisine bir nasip aramaktadır. Aslında Düğün fotoğrafçısı bir balıkçı gibidir. Her zaman rast gele diye çıkar evden …

Düğün Fotoğraflara Odaklanıyor  Yazımızı okumak için lütfen buraya tıklayınız