KENTAKİLİ SERKAN: DUMANIN PEŞİNDE

KENTAKİLİ SERKAN: DUMANIN PEŞİNDE

düğün-fotoğrafçısı-serhat-serkan-guzelsoy-121

Sayın okuyucu bu bir uyarı mesajıdır. Bu hikâyedeki insanların hayali karakter olduğunu unutmayın. Yaşanan olaylar belki gerçek olmaya bilir ama hayaller elbet bir gün yaşanacaktır. Bir gün yaşamak dileğiyle…

Kentaki çölün ortasında yaşam mücadelesi verenlerin yeriydi. Uzun zaman önce gelen insanların yüzleri hala hatırlarım. Çok nadir de olsa insanların yolu buraya düşer. Çoğu zaman kayıp olan gelir. Özellikle kentakiyi gezmeye gelen olmaz. Burası ıssız ve çorak bir yerdir. Rüzgar kurumuş otları bir oraya bir buraya gezdirir. Bizim en büyük eğlencemiz otların nere kadar varacağıdır. Çoğu zaman kurumuş otları rüzgar bizim bile göremeyeceğiz yerlere alıp götürür.

Kentaki yaşamın şartlarından uzaklaşmış insanların yeridir. İnsanların arabaya veya eve ihtiyacı yoktur. Çoğu insan kredi kartının ne olduğunu bilmez. Yaşamanın tek amacı vardır çalışmak. Çoğu kentakili genç çalışmaktan zevk alıyor. Tabi istisnai olanlar mutlaka olacak. Biz ona aramızda Serkan diyoruz. Çocukluğundan itibaren bizden birisi olmadığını fark etmiştik. Onun gözü kentakide değildi. Uzak diyarlarda dumanın peşindeydi. Uzun zaman objelere bakar ve onları incelerdi. Gel zaman git zaman artık Serkan başka yerlere gitmenin hayalini bize açık bir dille anlatır olmuştu. Herkes onun sözleri dinler ve cevap vermeden susar ve uzaklara bakardı.

İnsanlar uzaklarda gerçekten dumanımı görüyor yoksa fikirleri bizden olmayan bu çocuğa ne diyeceğini bilmiyor muydu? Gerçekten anlatılanlar doğru olabilir mi? Bizim yanımızdan hiç ayrılmayan bu çocuk anlatılanları nereden duymuştu.

Bir zaman herkes susmayı denedi. Ama bazıları soru sormaya başladı. En yaşlılarımız ise Serkan’ı yanlarından kovalıyordu. Bu tepkilerin bir çoğu ona cesaret vermiş olacak ki artık yanımızda kalmayacağını hepimiz biliyorduk. Bir sabah güneşin nasıl doğduğunu görmeye gidiyorduk. Bizi diğer insanlardan ayıran güneşin bile doğup battığını anlayıp görmekti. Uzaklarda bir karartı görüyorduk. İlk anlarda bize doğru gelen birisi zannettik. Ama o zaten bizden biriydi. Uzaklaşıp giden Serkan’dı. Hayalinin peşinden gidiyordu. Kentaki nasıl bırakılıp gidilirdi. Başka bir dünya var mıydı? İnsanlar buranın dışında nasıl yaşıyorlardı. Belki o bile benim kadar meraklı değildi. Ama bilinen bir gerçek vardı ki o da Serkan’ın artık bizimle olmayışıydı.